20 Temmuz 2016 Çarşamba

ne BU HAL ne OHAL

Caddelerde meydanlarda resmi afişlerle


"Darbeye Hayır" ,
“Teşekkürler Türkiye Demokrasi kazandı “ deniliyor.
 
Kuşkusuz ki askeri veya sivil her türlü darbeye hayır demek, karşı durmak yurttaşlık görevidir.
Bununla birlikte bunca adaletsizlik, yoksunluk ve dışlanmışlık hallerini derinleştirmekle kalmayıp, denetimsiz, hesapsız, keyfiyeti kendinden menkul toplumcu olmayan yönetim ve paylaşım anlayışının temsilcileri olan siyasi iradenin; dayatmacı, kıyıcı ve ikiyüzlü uygulamalarıyla demokrasiye varılamayacağı da ortada duran bir gerçekliğimizdir.
 
Uzunca bir süredir iktidara muhalif her yurttaşın, kayda değer bir delil olmaksızın rahatlıkla suçlanıp cezalandırıldığı ve özgürlüklerinin kısıtlandığı uygulamalarının legalize edilmek istendiği bu süreçte yaşanan darbe girişimi, toplumun ve kamu çalışanlarının hukuksal güvencelerinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekçesi olarak kabul edilemez.
 
Bu durumun hak ve hukukla ilgisi olmayacağı gibi demokrasi ile de bir ilgisi olamaz.
 
Bu amaçla halk desteğinin sürdürülmesini istemek, darbe karşıtlığını kendi siyasi beklentileri için suistimal etmekten başka bir anlam taşımaz.
 
Halkın talebi olarak gündeme getirilen idam cezası uygulaması, devletin mevcut siyasi yapısına tüy dikecek niteliktedir. Cezalandırmaların en ilkeli, en geri dönülmezi, iddia edildiğinin aksine caydırıcılığı olmayan, suçlu ilan edileni devletin taammüden, bir nevi işkence çektirerek öldürmek istediği, öç almaya yönelik bir cezalandırma yöntemine geri dönülmesi evrensel değerlerden kopuşumuzun ilanından başka bir anlama gelmeyecektir.
 
İnsan haklarını ihlal eden herkes hakkında gerekli soruşturmaların önünün açılması siyasi iradeye düşen bir sorumluluktur. İşkence, şiddet ve hukuk dışı her türlü uygulamanın engellenmesini, sorumlularının yargılanmasını sağlamak hukuksal düzenlemelere bağlılığın ve demokrasinin bir gereğidir.
 
Onun için demokrasiye katkısından dolayı topluma teşekkür etmek yetmez.
 
Siyasi irade, tamamen kendi yanlış politikalarının ve tercihlerinin neden olduğu bu kaotik ortamın aşılmasında kendi sorumluluklarının da hesabını vermekten imtina edemez.
 
Şurası son derece açık ki, ne BU HAL ne OHAL ne de sıkıyönetim uygulamaları demokrasi ile bağdaşmaz...

17 Temmuz 2016 Pazar

Başarısız Darbe Girişimi

Darbeler tarihimize kaydedilen yeni ama bu kez başarısız bir darbe girişimi daha yaşadık.


Aydınlanmaya muhtaç konular olduğu kesin ama TSK içindeki ayrışma ve çatışma hem sivil siyasete pozisyon alma imkanı sağladı hem de darbenin kendisini tartışılır hale getirdi.
 
-ABD ilk açıklamasında temkinli ve doğrudan hükümeti destekler bir tutum içinde değildi.
 
-Darbe bildirisi AKP dışındaki çevrelerin en geniş şekilde desteğini almayı hedefler nitelikteydi.
 
-Darbenin ilk saatlerinde Başbakan'ın ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz derken daha sonra emir komuta zinciri altında gerçekleşmediği açıklaması da ortaya koymaktaydı ki belirsizlik ortadan kalkıncaya kadar açıktan tavır almaktan imtina edildi.
 
-Marmaris'te RTE da halkı sokağa çıkmaya ve karşı koymaya çağrısı, darbenin emir komuta zincirinde olmadığı açıklaması ile birlikte gerçekleşti. Bu durum AKP tabanının kitlesel desteğini sağlamasının ve istemesinin de gerekçesi oldu.
 
Darbe teşebbüsü de ortaya koydu ki,
 
Darbeciler planladıkları zamandan önce harekete geçmek durumunda kaldılar ve öngördükleri destekleri alamayıp , planladıklarını yapamadan böyle de darbe olur mu sorgulanmasına neden oldular.
 
Türkiye bir NATO ülkesi, ABD'nin etkisi ve TSK nın konumlanışı itibariyle yalnızca F. Gülen ve AKP kapışması üzerinden darbe algısının yaratılması inandırıcı olamaz.
 
Esas amacın ne olduğunu önümüzdeki günlerde izlenecek politikalarla ve özellikle Ortadoğu uygulamalarıyla göreceğiz.
 
Bu aşamada öncelikle TSK ve yasal dayanağı olmasa da YARGI ve diğer kamu kurumları içindeki derin tasfiyenin derhal başlaması halka 1 hafta boyunca gündüz iş, gece nöbet çağrısı yapılması, tahkimatın yaygın, etkin ve kalıcı olacağını işaret ettiği kadar AKP nin bu aşamada darbe üzerinden dış dinamiklerle mutabakatı sağladığını ortaya koyuyor.
 
Bu koşullarda sağlanan toplumsal histerik hallerinden de yararlanılarak Önümüzdeki kısa dönemde gündeme gelecek düzenlemeler ve uygulamalar siyasi iktidarın kendine muhalif çevreleri temizlik harekatının derinliğini ve yaygınlığını ortaya koyacak
 
Şurası açık ki bu darbe girişimi ile tanık olduğumuz üzere Meclis, Emniyet, özel harekat gibi kurumsal ve RTE de dahil olmak üzere siyasi aktörlere verilen mesaj yeterince anlamlıydı . Darbenin içinde yer alanlar saldırıda sınır tanımadıklarını ortaya koydular.
 
Cihat çağrıları ile sokak hareketleri ve meydanlardaki gövde gösterileri, dile getirilen talepler ve kıyıcılık örnekleri ile AKP anlayışının demokratik hayatın tesisinde inandırıcı ve sahici olamayacağı da çok açık.
 
Bu militarist, darbeci, tahakkümcü ve pervasız gücün önünde duracak esas güç anti emperyalist, eşitlikçi, barışcı, halkların kardeşliğini ve düşünce özgürlüğünü ilke edinen tutumdur.
-
Bültenimize Katılın