3 Haziran 2016 Cuma

Giritli Parkı

“Bu alan Antalya Büyükşehir Belediyesinin projesi kapsamında otopark olarak
değerlendirilecektir.” yazılı levha Giritli parkına dikildikten sonra gösterilen tepkiler, itirazlar sonucunda bu park için yeniden referandum yapılacak…

“Efsane geri dönüyor – Şarampol Güzelleşiyor’ projesi kapsamında otopark haline dönüştürülmek istenen Giritli Parkı için Türel yönetimi referandum kararı aldı.

Kent merkezinin yayalaştırılması, mümkün olduğu kadar araç trafiğinden arındırılması medeniyet kriterlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ama ne yazık ki Türel yönetiminin kaş yapayım derken göz çıkaran bir projesini da tartışır durumdayız…

Belli ki, Büyükşehir Belediyesi şöyle yaptı, Muratpaşa Belediyesi böyle yaptı vs. söylemleri ile tozu dumana katan bir kent yönetimi anlayışının, kayıkçı dövüşünü andıran söylemleri yeterli görülmedi ve “halk karar versin” yoluna başvuruldu…

Konyaaltı ve Boğaçayı projeleri ortada… tam bir yaz boz tahtası ve bir o kadar da göz boyama ve oyalama, aynı zamanda da beceriksizlik ve keyfiyet örneği olarak gündemdeki yerlerini korurken Şarampol Projesi bunlardan farklı olarak gözle görülür halde proje kapsamında faaliyetlerini yürütüyor… .

Tonguç caddesinde 3 alt geçit, SGK kavşağından Mark Antalya’ya doğru ilerleyen yayalaştırma çalışmaları, kısmi zemin, gölgelik ve oturma gruplarının yerleştirilmesi, caddeye bakan bir kısım bina yüzeylerinin boyanması ve bu binaların arka bahçelerinin birleştirilmek suretiyle elde edilen otopark alanı düzenlemeleri ile aydınlatma aparatları ilk göze çarpanlar..

2015 yılında bu proje tanıtımı için seçilen başlıkları hatırlamakta yarar var…

*Nerede Kalmıştık Şarampol ? * Referandum yapılacak * Siyaset üstü proje * Şarampol yayalaştırılacak, yeşil alanlar, oyun parkları, havuzlar, mobilyalar, renkler, ışıltılı düzenlemeler * Türkiye’nin ilk alış veriş sokağı olacak * AVM lerin yerini artık AVS (Alışveriş sokakları) almaya başlayacak… * otopark sorunu yaşanmayacak, caddenin her iki yakasında 400-500 araçlık katlı otoparklar... * kumandasız yaşam alanına girilemeyecek…

Kısacası her yönüyle düşünülmüş mükemmel ötesi, yüzbinleri çekecek ticaretin tavan yapacağı bir cazibe merkezi olarak tanıtılan bu proje, referandum, meclis görüşmeleri derken bugüne gelindi…

İlk saptama olarak, demek ki “dostlar alış verişte görsün”, “bul karayı al parayı” referandumlarıyla akla estiği gibi kenti yönetmek mümkün olmuyor, diyebiliriz…
Giritli parkı için yeniden referandum kararı almak durumunda kalan Türel yönetimi kendi çalıp kendisinin yönlendirdiği projeleriyle kenti ve kentlileri yanlış karta yönlendirdiği, işine geldiği gibi hareket ettirmek üzere referandum seçeneğine başvurduğu bu gelişme ile de teyit edilmiş oldu.

Bu arada “Türk demokrasi tarihine geçtiğini söylediği EXPO MEYDAN Raylı sistem hattı referandumunun da” gerçekte Türel Yönetimi tarafından ihtiyaç olmadığı halde, zararına çalışacağını, atıl kalacağını bile bile kamu kaynaklarının çarçur edildiği, plansız bir yatırım olarak başvurulan bir referandum olduğunu burada bir kez daha hatırlamakta yarar var.

İkinci olarak Türel yönetiminin kentsel yaşamın dinamiklerini ve kente dair değerleri kentin bütüncüllüğü içinde ele almak, toplumun ihtiyaçları ve gelişimi üzerinden hareket etmek gibi bir kaygısının olmadığını da artık çok rahatlıkla söyleyebiliriz.

Zira Şarampol projesi de kent planlamasının çöpe atıldığı bir projedir. Yalnızca yeşil alan katliamı değil, alt ve üst geçitleriyle, yol ve otopark düzenlemeleriyle hangi etüde dayandığı hakkında kamuoyuna bir açıklama yapılmamıştır… Mevcut ulaşım master planına uygunluğu ve kent ulaşım sisteminde düşünülen alternatifler gibi planlama ilkeleri, kriterleri rafa kaldırılmıştır… Hepsinden önemlisi şu anda geçerli olan ulaşım master planına aykırı bir düzenleme söz konusudur…

Türel Yönetimi Boğaçayı yatağında marina yapılamayacağı gerçeği ile yüzleşerek vazgeçmek zorunda kaldığı gibi;

Yarışma sonucu elde edilen Konyaaltı projesinin tanınmaz hale getirilmesi, işlevsiz ortada bırakılması ve kendinden menkul büfe imalatlarına başlaması gibi;
Şarampol Projesinde de geri dönenin Efsane olmadığı, aksine kamusal alanların, kamusal kaynakların sorumsuzca kullanmakta ısrar eden bir yönetim anlayışı olduğu açıkça görülmektedir.

Bu proje öylesine hesapsız ve planlama ilkelerine aykırı bir yatırımdır ki daha tamamlanmadan üzerine yeni bir planlama çalışmasına girişilmiştir.

"Antalya Merkez 5 ilçe kentsel dönüşüm master planı" hazırlayıp Büyükşehir Belediyesi meclisine sunmaya hazırlanan Türel Yönetimi daha şimdiden Şarampol projesini kadük hale getirmiştir.

Caddede bulunan binaları kentsel dönüşüm kapsamında yıkılabilir ve yeniden ada veya parsel bazında inşa edilebilir konuma sokmuştur.

Üstelik kentsel dönüşüm planlaması da hukuka ve planlama ilkelerine aykırı olarak Konyaaltı ilçesi hariç hemen hemen kentin tamamını kapsayacak bir şekilde yürütülmektedir.

Belli ki önümüzdeki günlerin tartışma konusu, bu yağma Hasan’ın böreği nasıl pişirilecek, nasıl yiyecekler üzerine yoğunlaşacaktır…

Olan bitenler tıpkı matruşkalar gibidir... Kuşkusuz plansızlık, ilkesizlik, hukuksuzluk, keyfiyet içinden başka ne çıkabilir ki, yine plansızlık, yine ilkesizlik, yine hukuksuzluk, yine keyfiyet…

Akıl, fikir ve bünye tamamıyla kamusal değerleri ve kamusal kaynakları piyasalaştırmak ve bu yolla zenginleşmek ve nemalanmak üzere kodlanan, varlığını ve geleceğini sermaye dünyasının kendisini yeniden üretmesine konuşlandırılan bu matruşkaların oyunlarını bozmak hepimiz için birer yurttaşlık görevidir.

Bireysel beklentiler, maiyet ve menfaat ilişkileriyle beslenen, dayatma ve yasaklama politikalarıyla toplumu sindirmek isteyen bu anlayış, yalnızca paranın geçer akçe olacağı alanlar yaratmakla meşguller… ve hayata geçirmek istedikleri bütün projeler, yoksulları, dar gelirlileri, emeği ile geçinenleri kent merkezlerinden sürgün etmeye ayarlıdır…

Son darbeyi de kentsel dönüşüm uygulamaları, emlak vergi düzenlemeleri ile gerçekleştirmek, yaşam alanlarımızda tam bir hegomanya kurmak üzere seferber olmuşlardır…

Son olarak, diyelim ki referandumda Giritli Parkı otopark olsun görüşü çoğunluğu kazandı… Bu sonuç Türel yönetiminin haklı, projesinin doğru olduğunu ortaya koymayacaktır. Zira bu alana yüklenen anlamlar hiç kimsenin altından kalkamayacağı kadar derin ve ağırdır.…

1800 lü yılların sonunda Giritli adasından bu bölgeye iskan edilenlerin hatırası, yakın tarihlere kadar süren at yarışları, Arap yemekleri ağırlıklı Antalya mutfağına getirdiği çeşitliliğin adıyla iç içe geçen Giritli Parkı, Giritli Kültür eviyle birlikte korunmalı ve kamusal alanlar planlama ilkelerine aykırı olarak ticaretin, paranın cazibesine kurban edilmemelidir…
-
Bültenimize Katılın